Ara

1. Yasa - Adil Enerji Değişim Yasası

En son güncellendiği tarih: 27 Kas 2019





Birkaç farklı algı yöntemi olsa da, diğer tüm yasaları üzerine koymaya devam edeceğimiz temel yasadır.

Evrendeki her şeyin dengelenmesi gerektiğini belirtir, bu nedenle adil bir enerji değiş tokuşu dengeyi korumanın ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu Kanun, denge eksikliğinin benlik saygımızı nasıl etkilediğine ve Bolluk Yasasına göre yaşama yeteneğimizi nasıl engellediğine dair daha derin bir bilinç kazanmaya yardımcı olur.

Yani evet, bolluk yasası da temelde adil enerji değişim yasasına bağlıdır.

ÖNEMLİ NOT: herhangi bir deyim, söz ya da düşünce modeli sizde direnç / rahatsızlık / gerginlik / vücutta atma, ani batma gibi durumlar ortaya çıkarırsa, bu sözleri not almanız tavsiye edilir.

- Enerji her daim nötrdür. Ne negatiftir ne de pozitif. Yani biz enerjiye belirli bir yön vermeden, enerji iyi ya da kötü olmaz.

- Enerji daima hareket halindedir.

- Hiçbir zaman yok edilemez.

- Dengesizlik olduğunda daima denge sağlanması açısından müdahale edilemeyen güçler devreye girer.

Bu da demektir ki, enerji alış verişiniz dengelenmediği sürece siz; kişilere, olaylara, blokajlarınıza, bağımlılıklarınıza bağlı kalmaya devam edeceksiniz.

Burada ne demek istendiğini anlamak için hayatınızı 4 eşit parçaya bölerek devam etmelisiniz.

- Kendiniz

- Ev, yuva (aileniz, çocuğunuz, ev işleriniz)

- Partner (sevgili, eş, iş ortağı, iyi bir enerji akışı hissettiğiniz dostluk…)

- Kariyer (sanat, el işi, yaratıcılık, hobi, eğitim)

Ve %100 üzerinden yaklaşacak olursak her parçaya eşit olarak %25 enerji verilmelidir.

Ve en önemli nokta da burada kendimize karşı dürüst olmamız. Yüzeysel anlamda her birimiz kendi hayatımızı mükemmel görebiliriz. Ancak gördüklerimiz her zaman tarafsız olmuyor. Burada bazı deformasyonları kabul etmek sizi kötü biri yapmaz. Ancak olanı kabul edip, vücut seviyesinde değişimin başlaması için bunu konuşabiliyor olmanız gerekir.

Adil enerji değişim yasasına göre, her şey, dengede olmalı.

Bu da demektir ki, eğer hayatınızın herhangi bir yerinde sorun varsa, diğer birinde fazlası var demektir.

Yani %25’lik hesap üzerinden düşünecek olursak, o kısımdaki dağılım başka bir yere kayıyor olmalı.

Ve eğer diğer 3 bölüme eşit dağılıyorsa – iyi. Ya sadece bir tanesine yüklenirse?

İşkolikler, sekskolikler, alkolikler… Tüm bu aşırılıkların enerji dağılımlarını net gösterdiğini söyleyebiliriz.

Ve aslında bağımlılıklar, tüm – kolik durumlar insanın tekâmül edememesinden dolayı çektiği acıdan kaçmak için başvurduğu yollardır. Peki, bu durumdaki örnekte dengesizlik veya aşırılık hangi bölümdedir?

Bu alanın yansıdığı kısımlardan biri de anı yaşamak. Yani tatilde olduğunuzda aklınız nerede? Çocuğunuzla zaman geçirirken ne kadar ondasınız? Seks yaparken aklınızda ne var? Çalışırken üretkenliğinizi, neler etkiliyor?

- Yani, önemli olan yaptığınızın hacmi değil, kalitesi.

Yani bir şeyi kaliteli yapabilmeniz için gerçekten o işin içine gömülmeniz gerekir. Bir çoğunuz iyi bilir, temizlik yaparken doğumumuzdan başlar, öleceğimiz güne kadar her şeyi hayal edebiliriz temizlik sırasında.

Yani o sebeple burada bahsedildiği şekilde yaşamıyorum ama ben gayet ahenk içindeyim diyen herkese söylüyorum: katılmıyorum. Kendi kendinize karşı dürüst olmayı öğrenmeniz gerekir.

- Hiçbir şey, hiçbir zaman bedava değildir.

Hanginizin bu fikre karşı direnci var?

Dedik ki, enerji mutlaka hareket eder. Sürekli bir yerden bir başka yere akar. Sürekli adil olarak değişime girmeye ihtiyaç duyar.

Dolayısıyla da, ücretsiz / bedava hiçbir şey yoktur – hiçbir koşul altında.

Birçok insan, en basiti benimki gibi eğitimlere katılarak, meditasyonlar ve bilinçaltı çalışmaları yaparak başına altın yağmur yağsın istiyorlar.

Ö Y L E B İ R Ş E Y O L M A Y A C A K

Bunu bilin. Siz EN AZINDAN sahip olduğunuz negatif inançları, kurban rollerini vs vermeyi öğrenmeden.

DÖNÜŞÜME GİTMENİZ İÇİN – NEGATİF YAŞANTILARINIZI VERMENİZ GEREKİR.

Çünkü bazı insanlar – çocuklar, engelliler ve yaşlılardan bahsetmiyorum – hiç bir şeyleri olmadığını iddia eder. Ve bu illüzyona dayanarak, başkalarından bir şeyler almaya çalışırlar. Aslında en çok, verecek bir şeyim yok diyen insanların verecekleri var. Sahip olduğumuz tüm negatif kavramları vermekle başlayabiliriz.

Ama yapabiliyor muyuz?

Ne kadar da onlara tutunmayı öğrendik değil mi? Çünkü ne olursa olsun benim. Bırakmam. Zarar da olsalar en azından benim. Garanti arıyoruz çünkü değil mi?

Mutluluk istiyorsak – mutsuzluğu verebilmemiz lazım.

Sağlık istiyorsak – hastalıklarımızı vermeyi istememiz lazım

Para istiyorsak – fakirlik bilincini vermeyi istememiz lazım

Ücretsiz bir takım hizmetlerde takip edilmesi gereken his – müteşekkir olma hissidir. İlk başta içinizde kalp hizasında teşekkür ve minnet duygusunu vermeniz gerekir. Sevginizi.

Eğer gerçek dönüşüm süreçlerine bu tercihler neticesinde girilirse, bazı anlarda vücut yanmaları dahi görülebilir. Kimi zaman bu yüzleşmelerle gelir, içinizde ateş ve yanma hissedersiniz. İşte o an bir duygunun / alışkanlığın / halin vs dönüşüme girdiği andır.

ÖDEV:

Siz fazla mı alıyor ve vermeyi bilmiyorsunuz? Neden?

Ya da fazla mı veriyor ve az alıyorsunuz? Neden?


#evrenselyasalar

#mariamagdalena

#denge

#enerji

#erilenerji

#dişilenerji


17 görüntüleme

​© 2023 by Jamilya Shigayeva. Proudly created with Wix.com